Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Reklam

Günübirlik Hamleler İtibarı Zedeliyor

Dış Politikada ‘Eksen’ Tartışması: Günübirlik Hamleler İtibarı Zedeliyor

Dış Politikada 'Eksen' Tartışması: Günübirlik Hamleler İtibarı Zedeliyor

Dış Politikada ‘Eksen’ Tartışması: Günübirlik Hamleler İtibarı Zedeliyor

Türkiye, ateş çemberi olarak nitelendirilebilecek zor bir coğrafyada, sınır güvenliğini ve bölgesel çıkarlarını korumak adına yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyor. Son dönemde Ortadoğu’dan Kafkaslara kadar yaşanan krizlerde alınan inisiyatifler şüphesiz ki devletimizin bekası için büyük önem taşıyor. Ancak diplomasi kulislerinde ve uzmanlar arasında, bu yoğun trafiğin yönetiliş biçimine dair yeni bir ‘eksen’ ve ‘strateji’ tartışması da giderek daha yüksek sesle dile getiriliyor.

Hızlı Manevralar ve Öngörülebilirlik Sorunu

Uluslararası ilişkilerde kriz anlarında hızlı reaksiyon göstermek önemli bir reflekstir. Fakat dış politika analistleri, son yıllarda bu hızlı manevraların zaman zaman uzun vadeli stratejilerin önüne geçtiğine dikkat çekiyor. İkili ilişkilerde yaşanan ani iniş çıkışlar ve dönemsel eksen kaymaları, Türkiye’nin uluslararası arenadaki “öngörülebilir devlet” imajını yorabiliyor. Müttefiklerle ilişkilerde yaşanan keskin söylem değişiklikleri, günü kurtarsa da uzun vadede diplomatik güvenin zedelenmesine yol açma riski taşıyor.

Kurumsal Hafıza ve Devlet Aklı İhtiyacı

Köklü bir diplomasi geleneğine sahip olan Türkiye’nin, anlık kriz yönetimlerinden ziyade, yüzyıllık devlet aklını ve kurumsal hafızasını merkeze alan bir dış politika kurgusuna dönmesi gerektiği vurgulanıyor. Dış politika, iç siyasi rüzgarlardan bağımsız, tamamen rasyonel ve liyakat esasına dayanan kadrolar tarafından yönetildiğinde çok daha kalıcı başarılar elde ediliyor.

Uzmanların ortak görüşü net: Türkiye’nin bölgesel bir güç olarak masadaki ağırlığını artırmasının yolu; hamasetten uzak, tutarlı, ekonomik bağımsızlıkla desteklenen ve soğukkanlı bir diplomasi dilini yeniden inşa etmekten geçiyor.