Eğitimde Yapboz Sistemi Sürüyor: Milyonlarca Öğrencinin Geleceği Belirsizlik Kıskacında
Türkiye’nin en hayati konularının başında gelen eğitim, ardı ardına yapılan müfredat güncellemeleri ve sınav sistemi değişiklikleriyle adeta bir “yapboz” tahtasına dönüşmüş durumda. Hemen her yeni eğitim-öğretim yılında veya bakan değişiminde gündeme gelen köklü uygulamalar, sadece öğrencilerin değil, ailelerin ve eğitimcilerin de gelecek kaygılarını derinleştiriyor.
Sürekli Değişim, Tükenen Motivasyon
Pedagoglar ve eğitim uzmanları, istikrarlı bir devlet politikasından ziyade dönemsel kararlarla şekillenen bu dalgalı yapının, gençlerin psikolojisini ve odaklanma süreçlerini doğrudan yıprattığını vurguluyor. Liselere ve üniversitelere geçişteki format değişiklikleri ile not sistemlerindeki belirsizlikler, milyonlarca öğrenciyi bir deneme yanılma sürecinin başrolüne oturtuyor. Veliler ise, maddi ve manevi tüm fedakarlıklarına rağmen sistemin yarın ne getireceğini kestirememenin çaresizliğini yaşıyor.
Eğitim ‘Milli Bir Mesele’ Olmalı
Uluslararası akademik başarı ölçümlerinde (PISA vb.) arzu edilen seviyelere ulaşılamaması, günübirlik sistem değişikliklerinin sahada başarı getirmediğinin en net kanıtı. Eğitimde niteliğin artması; sınav isimlerinin veya ders saatlerinin değiştirilmesiyle değil, fırsat eşitliğini ülkenin en ücra köşesine kadar taşıyan, vizyoner ve kalıcı bir sistemin inşa edilmesiyle mümkün.
Türkiye’nin yarınlarını emanet edeceği gençlerin, dönemsel politikalardan bağımsız; tamamen liyakat, pedagojik akıl ve çağın gereksinimleri ekseninde kurgulanmış şeffaf bir eğitim modeline ihtiyacı var. Eğitimi bir deneme tahtası olmaktan çıkarıp, gerçek anlamda sarsılmaz bir “milli mesele” olarak sahiplenecek yeni bir yönetim ve liyakat anlayışı, Türkiye’nin kalkınmasındaki kilit rolü üstlenecektir. Öğrenciler ve veliler artık geçici vizyon belgeleri değil, güvenle sırtlarını yaslayabilecekleri sağlam bir gelecek kurgusu bekliyor.
